29 Mart 2010 Pazartesi

Mahşer hissiyatı...



bazen böyle ciğerimizi parçalar küçük küçük ısırıklar...ne ölüsündür ne diri. ne neşelisindir ne hüzünlü. ne açsındır ne tok. ne giyiniksindir ne çıplak..
herşeyin ortasındasındasındır...

boşluk ve acıdan başka his olmaz içinde..yüzün güler ama bu sadece yüzündeki kasların hareketinden ibarettir bir de kibarlıktan..konuşursun ama kelimeleri sen seçmiyorsundur ve muhtemelen hayatının en kötü günlerini yaşadığını düşünürsün. Sabah amaçsızca uyanıp akşam aynı yatağa amaçsızca girersin..yanında birinin varlığı yokluğu çokta farketmez aslında..sen kalabalıklar içinde yanlızsındır...evsiz barksızların bile bir amaçları var..karınlarını doyurmak.kendine amaç ararsın milyonlarca amacın içerisinden hiçbiri uymaz sana... amaçsızsındır..

Dişini fırçalamak, duş almak, işe gitmek, yemek yemek gibi işler sana yük gibi gelmeye başlar. Günlerce şu dağınık yatakta dağınık saçlarla dökülmüş ojelerle yatmak istersin..uyuyamayacağını bilirsin ama asgari hareket etmek kutsallaşır gözünde..

Bende sana diyorum ki çık o yataktan..Git bir çimenliğe uzan..apartmanın bahçesinde, yolun kenarında nerede olursa olsun..sana gülenlere aldırma..gökyüzüne bak ve sorunlarını düşün..neler seni bu hale getiriyor? Neden kendini bin kiloymuş gibi hissediyorsun? Beyninin içindeki sorunlar, düşünceler ve düşüncesizlikler neler? Kimler seni mutsuz ediyor? Kimler canını sıkıyor? Hepsini hayalinde kocamannnnn bir tartı yarat ve bir kefesine koy..

Diğer kefesine de kardeşini ilk eve getirildiğinde kucağına aldığın an hissettiklerini, müdürünün geceli gündüzlü çalışıp hazırladığın rapora bakıp kocaman gülümsemesiyle sırtını sıvazladığında hissettiğin gururu, ilk seni seviyorum'unu, ilk bende seni seviyorum'unu, ilk öpüşmeni, annenin sana sen okuldan geldiğinde hazırladığı en sevdiğin yemekleri yerken "bugün neler yaptın anlat bakalım" deyişini, o annenin özverisini, bahar gelince odanın camından görünen ve sarı yapraklarını silkeleyip yemyeşil bir çınara dönüşen o güzelim ağacı düşün..bunları da tartının bir kefesine koy..

Hangisi ağır bastı? Eğer depresif duygularınsa hala o depresyondan çıkmaya hazır değilsin demektir. Bu yazıyı okurken gülümseyip bu hayatta çok ama çok önemli küçük anlar olduğunu hatırladıysan silkelen ve kendine gel...

hayat su gibi..yavaş yavaş buharlaşıyor..sen ise onu en iyi şekilde korumak zorundasın...


not: ekteki fotoğraf bir arkadaşıma hitaben eklenmiştir.

7 yorum:

.: desiderus :. dedi ki...

gülümsemedim belki ama derin bi nefes alıp verdim . . .
ben daha çıkmaya hazır değilim belki depresyondan, ama en azından çok yakında çıkıcağıma dair inancım var . . .
kısa bir süreye daha ihtiyacım var kendi kafesimde şimdilik :)

xilix dedi ki...

kısa bir süre ama ne kadar kısa bir süre? fazla uzamamasına dikkat etmelisin yoksa o kafese alışabilirsin :/

.: desiderus :. dedi ki...

ahahh . . . allahtan kafese alışıcak bi yapım yok :)
yoksa alışması çok kolay . . .
gözüm hayatta, çok kalmam bu durumda :)

ÖZNUR dedi ki...

iki hafta önce o kafesin içine girdim sonra karşımda doktoru görünce uyandım silkelendim hayat kısa be koyuver gitsinnnnn su akar yolunu bulur elbet dedim iyiki dedim şimdi kendime geldim:)))

xilix dedi ki...

koyuver gitsin lafı da senden gelecek laf değil yani öznur:)

ÖZNUR dedi ki...

Geldi bile...
Senin koyduğun bu resim beni fişekledi napıyım çok etkileyici

cerenbeytas dedi ki...

Çok beğendim bu yazıyı. Tarzını beğendim, dilini beğendim, hissiyatını beğendim. Acaba en çok içinde kendimi bulduğum için mi beğendim?
Neyse ne çok beğendim :)