8 Temmuz 2010 Perşembe

Miss Marionette




Günseli Sepici adlı siyah gözlü ve tatlı dilli, inanılmaz şirin ilustrasyonlar çizen ve bunların takılarını yapan birini tanıdım ve hemen sizlerinde tanışmasını istedim. Çizimleri kadar tasarımını da beğeneceğiniz sitesi * ve blogu ve de son olarak Facebook grubu var...Harika çizimlerinin yanı sıra sadece size özel olabilecek takılar için bu iletişim adreslerinden birinden ona ulaşabilirsiniz. Takıların yanında gelen çizimler ise ömür boyu saklanacak kadar güzel.

*İtiraf ediyorum sitesinin tasarımını çok kıskandım! Keşke o kadar güzel bir sitem olsa...Açıp açıp bakardım:)



Veee Günseli Sepici'nin gözünden ben...:) O kadar beğendim ki çıktısını alıp duvarıma asacağım:) Çok teşekkürler Günseli! <3

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Minnoş Vol.2

Minnoş şeyler serisinde sırada Mini Melissa'lar var...O kadar tatlılar ki!


1 Temmuz 2010 Perşembe

Yalanlar ve Kadınlar



Genel olarak yalandan iğrenirim. Gerçekten! Çevrendeki herkes yalana batarken, “Yok anacım ben yalan söylemeyeceğim, bataklıktaki gül olacağım” desen de çekiliyorsun dibe, farkında değilsin. Bir sürü yalana alet olabiliyorsun istemeden. Ama yalancıların cinsiyeti olur mu? İşte bunu irdeleyeceğiz bugün sevgili ve de pek muhterem okuyucu!

Hani düşüncelerini dürüstçe söyleyebilen kadınlara "erkek gibi" derler ya, aslında ne kadar yanlış. Dürüstlük erkeklere mahsus değil ki! Ne saçma! Sanki hepimiz birer Hürrem Sultan’ız da çevremizdeki erkekleri fır döndürüyoruz. Peh!

Ama yıllarca bu söylem beynimize kazınmış! Hadi kabul ettik diyelim o zaman bende diyorum ki; “Kadınlar, erkeklerden daha erkek! “ Neden mi? Çünkü biz güzel yalanlar söyleriz, kimsenin canını yakmayan… Siz ise kanırtarak acıtan yalanlar söyler ve ardından PES turnuvanıza dönersiniz.

Tamam, biz de sütten çıkmış ak memeliler değiliz ama siz de çok fenasınız canım!
Yıllar süren bilimsel araştırmalarım ve gözlemlerim gösterdi ki erkekler yalanda bizden daha başarılı! Gözlerinin içine bakarak, ellerini ellerinin arasına almış ve kulağına “Seni Seviyorum” klişesini fısıldarken gerçekten sevmeyen bir erkeğin karşısında, beyin loblarımızın gelişmişliğinin veya karmaşık olayları daha kolay çözebilmemizin pek bir önemi yok aslında.

Çünkü biz O’na inanırız.


NOT: Görseldeki adamceğiz ise bütün Amerikan halkı çok dürüst ya!Halkına yalan söylediği için görevinden alınan B. Clinton. :)Ama gözlerini kapadım!Ne de olsa o bir YALANCI!

30 Haziran 2010 Çarşamba

"Melancholia"




Zeynep İnal'ın "Melancholia" isimli sergisi 17 Temmuz - 5 Ağustos 2010 tarihleri arasında Hush Gallery*'de...



Küçük bir kız varmış, kocaman acı taşırmış yüreğinde. Her sabah gözünü açtığında kalbine götürürmüş elini, acıyı yoklarmış hala orada mı diye. Nefes alması zorlaştığında bahçeye çıkar bir ağacın gövdesine koyarmış elini akıtırmış ağlayan yüreğini. Griye boyalıymış tüm renkler, kız yeşil yeşil ağlarmış. Kalbini çıkarıp atmak istermiş yapamazmış, üç sıkı düğümle bağlıymış yüreği bedenine. Kızın acısının kokusunu alan herkes ondan uzaklaşırmış, korkarlarmış bu keder bulaşıcıdır diye. Gri bir sokakta yeşil akan yaşlarıyla yalnız kalmış kız. Sesler boğuk renkler donukmuş. Sonra ılık bir rüzgar esmiş, hüzünlü bir piyano sesi taşımış soğuk kaldırımlara. Kız dans eder gibi yürümüş. Sanki yüzlerce insanla birlikte bir balo salonundaymış ama aslında kimsecikler yokmuş. Hayaletlerin dans ettiği sokakta sadece bir noktaymış. Kız yürümüş ortopedik ayakkabılarıyla saatlerce, hüzünlü bir piyano sesiyle...

*Caferağa Mah. Miralay Nazım Sok. No.20
Kadıkoy
Telefon: 216 - 330 91 88

23 Haziran 2010 Çarşamba

Her yanım İstanbul

İstanbul'da doğup büyüyüp ondan bu kadar bihaber olmak çok kötüymüş...

Bir Ahmet Ümit hayranı ve yazdığı bütün kitapları hatmetmiş biri olarak son kitabını okuyunca anladım ki İstanbul ve geçmişinden bihabermişim....Bunu anlayınca çok üzüldüm...Ne mitolojik geçmişini ne de gerçek tarihini biliyoruz. Ahmet Ümit'in son kitabı "İstanbul Hatırası" bu gerçeği yüzümüze vurmakla kalmıyor...Aynı zamanda ustanın seçtiği hikayelerle bizlere bir seri cinayetin gerçeklerini, Komiser Nevzat'ın ruh hallerini, dostluğu, İstanbul'un Byzantion'dan koca bir payitahta nasıl dönüştüğünü anlatıyor...Biz İstanbul'un Kostantinapolis geçmişini biliyoruz ama ondan önce burada yaşayanları tanımıyoruz. Kitapta bu tarihi yarımadanın geçirdiği evrimi, yıkıldığı her defada nasıl tekrar ayağa kalktığını görüyoruz. Byzantion, Kostantinapolis, Kostantiniyye ve İstanbul adlarını alan şehrimizi öyle güzel anlatmış ki... Gerçekten kaçırılmaması gereken bir kitap! Polisiye sevenler Ahmet Ümit'i sever. Onu sevenler ise Komiser Nevzat'ın maceralarını okumayı sever. Şiddetle tavsiye edilir.

Ben tesadüflere inanır oldum! Bu kitabı okumaya başladım ve Sakıp Sabancı Müzesi'nde 5 Haziran - 4 Eylül 2010 tarihleri arasında “Efsane İstanbul: Bizantion’dan İstanbul’a - Bir Başkentin 8000 Yılı” sergisi halkla buluştu. Atlı Köşk'e zaten hayranım da o kadar güzel sergiler ve etkinlikler yapılıyor ki her defasında saatlerce dolaşıyorum. :) İkinci şiddetle tavsiyem bu sergiye gitmeniz üzerine. Sergide ikonalar, büstler, antik takılar, tablolar, dünya gözüyle ölmeden gördüğüm iki tane Zonaro ve Ayvazoski var. Sergi hakkındaki bilgi ve iletişim için burayı tıklayabilirsiniz.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Erkek Ficutu

Şimdi efendim, Emporio Armani'nin erkek çamaşırları hem pantolon üzerinden gözüktürülen lastiği hem de kullandığı iç çamaşırları mankenleri ile gönlümüzde taht(!) kuran markalardan biridir. :) Geçen sezon David Beckham'ın mankeni olduğu markada bu defa C. Ronaldo isimli yarı tanrı yarı insan, 300 Spartalı'yı toplasan kilo hesabında bu kadar kas çıkaramayacağı futbolcu var.

Ama konumuz Ronaldo'nun photoshop mu yoksa fitness teri mi bilemediğimiz ficutu değil, şey protezi! Protez meselesi David Beckham'ın -markanın yüzü mü vücudu mu desem bilemedim- zamanlarında da oldukça çok konuşulan bir konuydu. David Beckham'ın protez kullanmadığı bizzat ikon ve de bana göre Gollum'un topuklu ayakkabı giymiş versiyonu karısı tarafından açıklığa kavuşturuldu ama bu seferde erkekler komplekse girdi. Victoria o zamanlarda buyurdu ki: "Benim beyim protez neyim kullanmadı, ben şahidim!"

Dünya şimdi merak ediyor. Peki Ronaldo protez kullandı mı kullanmadı mı? Yabancı blogların tamamında konuşulan bu konu için sevgilisi derhal açıklama yapsın yoksa çamaşırı giydiğinde aynı etkiyi yaratamayan erkek tüketicileri EA'nın yakasını bırakamayacak! :)





* Sanırım blogtaki en güzel görsel bunlar! Bu kıyağımı da unutmayın! :)

18 Haziran 2010 Cuma

Minnoş Vol.1

Bu sezon her yerde çok güzel ürünler var. :( Üzgün işareti çünkü beğendiğim bütün ürünlerin toplam fiyatı 4 milyar dolar falan:) 4 milyar dolarım olmadığı için yaz bitmeden almayı planladıklarım ise şöyle;

Ray Ban Floral Modeli

Papparazi Clutch


Bu sezonun değil ama uzun zamandır benim gözümdeki minnoşluğunu koruyan Vivien Westwood for Melissa Plastic Dreams*

* Bu rengini bulmak çok zor. Ama ben bu rengini istiyorum! Sahtesini buldum ama hala orjinalinin peşindeyim. Melissa Plastic Dreams duy sesimi! :)