gözyaşı şişelerini bilir misin? eskiden insanlar ölen kişinin arkasından ağıt yakarken gözyaşlarını ufak şişelerde biriktirirlerdi. sonra o şişeler mezarlara konurdu ki arkasından ne kadar ağlandığını anlasın o ruh diye. veya uzaktaki sevgili için doldurulurdu şişeler gözyaşlarıyla. geldiğinde ona verilirdi ve mücevher gibi saklanırdı o zamanlarda. acılarının büyüklüğünü gösterirdi göz yaşları şişeleri. o ölmedi ama arkasından o kadar göz yaşı döktüm ki şişelerce. şişelerce hüzün biriktirdim sevgilim sana. asla sana vermeyeceğim binlerce gözyaşıyla doldurdum onları. asla hak etmeyeceğini bile bile. ama biliyorum ki... asla sana kimse bakmayacak benim baktığım gibi ve kimsenin aşkı büyük olmayacak olamayacak her zerrene aşık olduğum gibi.
şişelerce hüznüm var. hepsi sana. uzakta ve aslında asla sahip olamadığım aşkıma.
kadının halleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadının halleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Aralık 2011 Pazartesi
9 Aralık 2011 Cuma
Uyuz oluyorum!
Şimdi bazı blogger kızlarımız var, onları severim. Ama uyuz olduklarımın sayısı daha fazla! Çünkü bazı özellikleri var beni deli ediyorlar. Bir de onların pohpohlayıcı güruhu var kiiii, onlar daha beter.
Şöyle ki aşağıda bazı özellikler sayıyorum nadide blogger kızlarımız için. Ama bunlar benim gördüklerimdir. Yani herkesi kapsamaz. O yüzden bana çömkürmeyin!:)
İlk olarak Türk blogger kızların aynı kombini doksan beş açıdan, yakın uzak, gülerken somurturken, saçlarını savururken falan yüzlerce fotoğrafını koymasına deli oluyorum! Mesela bir kız kardeşler var! Allah'ım! İyi ki profesyonel fotoğraf makineleri var..sürekli birbirlerini çekip koyuyorlar. Belki aynı kombinin 19 tane fotoğrafını koyuyorlar. Ulan anladık!
İkinci olarak Türk blogger kızların sanki hayatlarında hiç makaron, cup cake veya beyaz şarap görmemiş bir halleri var.Lansman lansman gezdikleri için de sürekli fotoğraf koyuyorlar tabi. Tamam, tumblr kızları da böyle ama en azından her cupcake fotoğrafının altına "inanılmaz lezzetliydiiiiğğğğ" yazmıyorlar.
Üçüncüsü poh pohlayıcı kesimleri var bunların. Yani bir fotoğrafa yorum yapayım dedim iki hafta önce. Yapmaz olaydım. Hala mail geliyor. Hepsi de "X'ciğimmm inanılmaz güzelsin inanılmaz mükemmelsin!" veya "Sen çuval giysen yakışır beaa" gibi. Bir kişi de "Bence o çantanın materyaliyle deri ceketin materyali bir uyumsuzluk yaratmış bu da kombinini başarılı olmaktan çıkarmış" demiyor! Hepsi o kıza bayılıyor, seviyor ve hatta onun gibi olmak istiyor. Ulan hani kadınlar birbirini çekemezdi. Noluyor ya! Sakin olun.
Dördüncüsü Adsız yorum yazan erkekler var bu kızların bloglarına. Genelde dikkat edin dekolte fotoğraf koyan kızların fotoğraflarının altında Adsız yorum yazan çok oluyor. Onlarda zaten "çok güzel bacakların var!" veya "Allah özene bezene yaratmış" o da olmadı "sırtında sivilceler var bari silseydin photoshop'ta!" diyorlar.
Beşincisi bunların dertsiz Ayla gibi gezmeleri.Bunlar üniversite öğrencisi veya tam zamanlı ev hanımı olsalar da hiç dertleri yok. Dert babası gibi bir insan olduğum için anlamıyorum bu durumu. 27 yaşındayım ve hayatımın son 4 yılı sürekli ağlamakla geçti. Yani nasıl bir derdin olmaz? Tamam kimse hasta olmasın, parasız kalmasın ama saçın bile dökülmüyor veya sevgilin bile terk etmiyor! Her şeyleri nasıl böyle güllük gülistanlık anlamıyorum. Ha, elbette dertleri vardır ama göstermezler diyorsan Sayın Okuyucu, sana şunu sorarım; O zaman nasıl Allah'ın her günü lansmanlarda partilerde geziyorlar? Mesela bir blogger kadıncağız vardı. Düzenli post yazardı, çok tatlıydı ama kocası hastaydı. Organ nakli bekliyorlardı. Kocasına mektuplar yazardı falan. Sonra kocası vefat etti ve kadın blogunu kapattı. Ben bloguma bundan sonra oturup giydiğim kıyafetleri falan koyamam dedi. O işte gerçek bir kadındı. Bunlar sanki yapay bir dünyada yaşıyorlar.
Aslında daha çok var. Uyuz olduğum bir çok özellik var. Ha bir de kıskandığım şeyler var. Mesela keşke moda yazsaydım. Moda bloggerı olsaydım da zaten giydiğim markalarla yaptığım kombinleri koysaydım. O zaman gelsin eşantiyonlar gitsin sürekli gelen hediyeler. En çok hediye kısmını kıskanıyorum zaten. CK hediye saat gönderiyor bunlara, bunlarda bloglarında "CK saatime bakııııııın" diyorlar ya kıskançlıktan ölüyorum!
Ama daha önce yazdığım bir cümle benim neden moda bloggerı olamayacağımı anlatıyor;
"Bir gün tek derdimin Mango'da beğendiğim kazağın bedeninin olmaması olmasını istiyorum."
Etiketler:
kaderin halleri,
kadının halleri,
kadınlar,
kafa ütüleme,
kendini kaybeden kadın
15 Kasım 2011 Salı
truth

bazen kadınlar erkeklerin söylediği her şeye inanır. sanki sihirli güçleri varmış gibi büyülenirler erkeğe.kulağına gerçekleri ne kadar haykırsan da o kadın seni duymacaktır. çünkü gerçeklerle yüzleşmek istemez. yanlız kalma korkusu, ego yıkımı veya maddi korkular yüzünden kendine itiraf edemediği gerçekleri senin söylemen onda karşısındaki erkeğe karşı şüphe oluşturmaz, aksine senden soğur.
bütün kadınlar kız arkadaşlarıyla aynı sorunu yaşar. "bu çocukla sonun yok" "seni aldatıyor göz göre göre ya" gibi veryansınlar edersen kötü olan sen olursun. hatta benim gibi mantık insanıysan direk "aşık olunca anlarsın!" diye terslenirsin. Oya'nın Kızı benim çok samimi arkadaşım. Onun çok özlü laflarından biridir: "aşıkken sağlıklı düşünemiyorsun."
bence siz siz olun ne kadar aşık olursanız olun mantığınızın sesini kısmayın. ne kadar zor olduğunu bilemiyorum çünkü yaşamadım hiç ama biraz olsun mantıklı düşünmeye çalışın. hayat mucizelerle dolu olabilir ama o öpüşülen fotoğrafta photoshop yok veya birileri sana komplo kurmuyor. kocan gerçekten sekreterini öpüyor!
Etiketler:
ilişkiler,
kadının halleri,
kadınlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

