25 Ağustos 2011 Perşembe

bence bir moda dergisinde çalışmanın en güzel yanlarından biri çekimlerde kullanılan bu harika ayakkabılarla ve göz alıcı aksesuarlarla iç içe olmaktır.

Vogue Türkiye'nin Küçük Sırlar oyuncularıyla yaptığı çekimde kullanılan ayakkabılar. Hepsini ayrı ayrı kucağıma alıp sevmek, ayağıma giyip salınmadan önce okşamak isterdim.

Yine Vogue ekibinin harika bir giyim zevki olan Hande Ataizi ile yaptığı çekimde kullandığı aksesuarlar. O kolyelere ölürüm. Beyaz bir tshirt, skinny jean ve topuklu ayakkabı ile o kolyelerden biri ile harika bir şıklık yakalardım!


15 Ağustos 2011 Pazartesi

erkeklerin yerinde olsam bu kızlardan nefret ederdim! net!



bize dayatılan, sevmek zorunda kaldığımız, moda olan, bu modaya uymazsan "loser" olacağın şeyler var. yüzlerce hayır binlerce enformasyonla her allahın günü gözümüze kulağımıza ve ardımıza (!) sokulan şeyler var. sıkılmadınız mı lan?

örneğin ayakkabılar. deli misiniz nesiniz ya, her ayakkabı fotoğrafını tumblr, blogspot, facebook, twitter ve daha bilmem kaç tane sosyal medya organından paylaşmak zorunda değilsiniz? ayakkabılara aşık olmak ne demek? benim de çanta tutkum var ve ayakkabımda gerçekten çok fazladır ama ölüp bitmiyorum taaam mı? hele miu miu'nun çıkardığı şu boktan, oyuncak olsa Barbie'me bile giydirmeyeceğim ayakabıların gözüme gözüme sokulmasından çok rahatsızım!

ulan benim bildiğim baykuşlar uğursuzluk getirir. ne zamandan beri baykuşlu nevresim alıp, baykuşlu takılar takıp, baykuşlu tshirtler giyip, iphonelarımıza baykuşlu kılıflar kaplar alıyoruz? bu akımı kim başlattı? başka hayvan mı yok ya? mesela lorisler! inanılmaz güzeller! bayılıyorum. bir lorisim olmasını çok isterdim. veya karıncayiyenler..daha vahşi şeyler içinse bkz: komodo ejderleri! komodo ejderli bir nevresimde uyumak baykuşlu bir nevresimde uyumaktan daha seksidir!

şimdi kızlar dikkatlice ve tane tane okuyun: "kedi bir hayvandır." tıpkı diğer bütün hayvanlar gibi. her kedi gördüğünüzde kafayı yemek zorunda değilsiniz. her kedi fotoğrafını paylaşmak ve her kediye garip giysiler giydirmek, o hayvancağıza aşırı duygular beslemek ve hatta karakterini analiz etmek zorunda da değilsiniz. sakin olun ve hayvanları rahat bırakın. ayrıca hayvanların boyanması, pikaçu gibi kostümlerin giydirilmesi ve patilerine oje falan sürülmesi iğrenç. bence bu hayvanlara taciz ve kesinlikle yasal olmamalı. hatta köpeğine toka veya kedisine "queen" yazılı taç takanlara ceza verilmeli. pardon unutmuşum. biz toka takmak yerine köpeklere, eşeklere, atlara ve ineklere ya da gün yüzüne çıkmamış birçok hayvana tecavüz etmeyi yeğleriz. hadım yasası çıkmadı ya en çok ona yanıyorum ama neyse konu dağılmasın.

bakalımmmm, başka nelere uyuz oluyorum? tumblr! allah'ım? neyin kafasıdır bu ya? hepsi şöyle başlıyor: "hi there! i am 17 and i love sharing photos! have fun guys" daha 18 yazanını görmedim! bütün dünyada böyle. saatlerce internette dolaşıp hoşlarına giden fotoğrafları paylaşıyorlar. çünkü bu oturup blog yazmaktan daha kolay. kopyala/yapıştır ve işte oldu! mesela böyle tumblr adreslerine bayılıyorum. bu kız her gün birşeyler yazıyor ve yazdıkları hem komik hem de harika! siz de beğendiğiniz ve 17 yaşından büyük birilerinin paylaşımları olan tumblr adreslerini paylaşabilirseniz sevinirim.

şimdilik bu kadar! si u guyzzz! allah'ım iğrenç bir laf. si u guyzz yerine ramazan münasebetiyle Allah'a emanet olun din kardeşlerim demeyi tercih ederim. <3

10 Ağustos 2011 Çarşamba

shoppers



alışveriş siteleri hakkında görüşlerim:

MARKAFONİdeki çoğu marka o kadar dandik ki bizim pazarda daha güzelleri var. kargoda parçalanmadıklarına şükretmek lazım. hem takılar hem ayakkabılar ve çantalar çok dandik. ancak siteyi ne zaman açsam tükenmiş oluyorlar. bazen de iyi markalar oluyor ve çok iyi ürünler çıkıyor. ama %75 dandik.

ENMODAdaki markalar o kadar pahalı ki daha siftah yapamadım. en ucuz takının 400 tl olması beni çok şaşırttı ama çoğu markaya ağzımın suyu akarak bakıyorum.

TRENDYOLdaki ürünler ise ne dandik ne kaliteli. tam ortası. alışveriş yapılası tek site.

ASOSdaki ürünlere ölüp bitiyorum özellikle takılara ve çantalara...ama sterlin olması belimi büküyor. aldığım yüzüklerden biri kırıldı bileziğim de sarardı ama Asos'tan vazgeçilmiyor ki.

bir de alışveriş yapan kadınlar neden bu kadar aceleci diye merak ediyorum zira aynı ürün hem 55 tl'ye hem de 13 tl'ye alıcı bulabiliyor. Ürün almadan önce biraz gezinmekte fayda var.

benim gibi satın alacağı ürüne dokunmak zorunda olanlar için zaten imkansız birşey...ayrıca bunlar sadece benim denediğim bildiğim siteler.

9 Ağustos 2011 Salı




benzetildiğim kadının güzelliğini görünce bazen kendimi bir bok sanıyorum. :)

31 Temmuz 2011 Pazar

rolling in the deep mırıldanıyorum...



bebeğim diyor ki;


There's a fire starting in my heart,
Reaching a fever pitch and it's bring me out the dark,

Finally, I can see you crystal clear,
Go ahead and sell me out and I'll lay your sheet bare,
See how I'll leave with every piece of you,
Don't underestimate the things that I will do,

There's a fire starting in my heart,
Reaching a fever pitch and it's bring me out the dark,

The scars of your love remind me of us,
They keep me thinking that we almost had it all,
The scars of your love, they leave me breathless,
I can't help feeling,

We could have had it all,
(You're gonna wish you never had met me),
Rolling in the deep,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),
You had my heart inside of your hands,
(You're gonna wish you never had met me),
And you played it to the beat,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

Baby, I have no story to be told,
But I've heard one on you and I'm gonna make your head burn,
Think of me in the depths of your despair,
Make a home down there as mine sure won't be shared,

The scars of your love remind me of us,
(You're gonna wish you never had met me),
They keep me thinking that we almost had it all,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),
The scars of your love, they leave me breathless,
(You're gonna wish you never had met me),
I can't help feeling,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

We could have had it all,
(You're gonna wish you never had met me),
Rolling in the deep,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

You had my heart inside of your hands,
(You're gonna wish you never had met me),
And you played it to the beat,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

Could have had it all,
Rolling in the deep,
You had my heart inside of your hands,
But you played it with a beating,

Throw your soul through every open door,
Count your blessings to find what you look for,
Turn my sorrow into treasured gold,
You'll pay me back in kind and reap just what you've sown,

(You're gonna wish you never had met me),
We could have had it all,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),
We could have had it all,
(You're gonna wish you never had met me),
It all, it all, it all,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

We could have had it all,
(You're gonna wish you never had met me),
Rolling in the deep,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),
You had my heart inside of your hands,
(You're gonna wish you never had met me),
And you played it to the beat,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),

Could have had it all,
(You're gonna wish you never had met me),
Rolling in the deep,
(Tears are gonna fall, rolling in the deep),
You had my heart inside of your hands,

But you played it,
You played it,
You played it,
You played it to the beat.

28 Temmuz 2011 Perşembe

bullshit




biz kadınların sorunu bu işte..çoğu zaman yani...karşımızdaki erkeğin düşündüklerimizi, hislerimizi, endişelerimizi veya korkularımızı biz söylemeden anlamalarını bekliyoruz. tabi ki anlamıyorlar. neticesinde de kırılıyoruz, ah vah ediyoruz, hırpalanıyoruz, hırpalıyoruz falan filan..

blue valentine filmini izleyenler anlamışlardır ne demek istediğimi. filmi dün gece izledim ve dedim ki kendi kendime "ulan salak karı, senin ne düşündüğünü adam nereden bilsin? alnında mı yazıyor?" adamcağız da bilmiyor ne yaptığını çaresiz gidiyor. ayrıca çokta çekici bir adam. yazık oldu.

bir çok ilişki bence bu yüzden bitiyor. dürüst olmayan taraflar yüzünden. yani ben karşımdaki adama düşündüklerimi söylemeyeceksem neden yanımda gezdiriyorum? süs diye mi? elimi ısıtsın diye mi? neyse konuyu fazla dağıtmayalım..

kısaca sayın bayanlar, dürüst olunuz. aman beni bırakıp giderse, ya kızarsa, ya üzülürse veya başka bahanelerle hissettiklerinizi gizlemeyin. canınız herhalükarda yanacaksa bari şimdi yansın. yarına küllenmiş olur.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

breh breh breh




öyle bir fotoğraf ki bu! hayretlere düşmemek elde değil. adama öyle bir sarılmış ve gururla öyle bir kabarmış ki "zafer benim" der gibi bir havası var. ne kadar yazık.

senin anneni baban yaşıtın bir kıza aşık olduğu için bıraktı. annen kafayı yedi. kendini estetiğe vurup mutasyona uğradı. çok üzüldün,ağladın belki de. sonra baban yaşında bir adama sen aşık oldun. karısından boşanıp seninle evlenmesini sağladın. bunlar beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor ama kanser hastası olan o kadıncağıza çok üzüldüm.

kendini bu dünyada yapayanlız ve aldatılmış hissettiğine, kaderine ve kanserine lanetler okuduğuna, sağlıklı olup savaşamadığına üzüldüğüne eminim. Kanserli hastalar eşlerinden boşanamaz mı? Elbette boşanır. Kadın veya erkek farketmez herkes için çok zor bir süreç ve sınavdır bu. Evliliklerin ve sabrın testidir ama boşandığın adamın böyle bir evlilik yapması çok acıtmıştır.

Allah yardımcısı olsun. Bu arada Ayşe Özyılmazel'den artık nefret ettiğimi söylemiş miydim?