21 Haziran 2010 Pazartesi

Erkek Ficutu

Şimdi efendim, Emporio Armani'nin erkek çamaşırları hem pantolon üzerinden gözüktürülen lastiği hem de kullandığı iç çamaşırları mankenleri ile gönlümüzde taht(!) kuran markalardan biridir. :) Geçen sezon David Beckham'ın mankeni olduğu markada bu defa C. Ronaldo isimli yarı tanrı yarı insan, 300 Spartalı'yı toplasan kilo hesabında bu kadar kas çıkaramayacağı futbolcu var.

Ama konumuz Ronaldo'nun photoshop mu yoksa fitness teri mi bilemediğimiz ficutu değil, şey protezi! Protez meselesi David Beckham'ın -markanın yüzü mü vücudu mu desem bilemedim- zamanlarında da oldukça çok konuşulan bir konuydu. David Beckham'ın protez kullanmadığı bizzat ikon ve de bana göre Gollum'un topuklu ayakkabı giymiş versiyonu karısı tarafından açıklığa kavuşturuldu ama bu seferde erkekler komplekse girdi. Victoria o zamanlarda buyurdu ki: "Benim beyim protez neyim kullanmadı, ben şahidim!"

Dünya şimdi merak ediyor. Peki Ronaldo protez kullandı mı kullanmadı mı? Yabancı blogların tamamında konuşulan bu konu için sevgilisi derhal açıklama yapsın yoksa çamaşırı giydiğinde aynı etkiyi yaratamayan erkek tüketicileri EA'nın yakasını bırakamayacak! :)





* Sanırım blogtaki en güzel görsel bunlar! Bu kıyağımı da unutmayın! :)

18 Haziran 2010 Cuma

Minnoş Vol.1

Bu sezon her yerde çok güzel ürünler var. :( Üzgün işareti çünkü beğendiğim bütün ürünlerin toplam fiyatı 4 milyar dolar falan:) 4 milyar dolarım olmadığı için yaz bitmeden almayı planladıklarım ise şöyle;

Ray Ban Floral Modeli

Papparazi Clutch


Bu sezonun değil ama uzun zamandır benim gözümdeki minnoşluğunu koruyan Vivien Westwood for Melissa Plastic Dreams*

* Bu rengini bulmak çok zor. Ama ben bu rengini istiyorum! Sahtesini buldum ama hala orjinalinin peşindeyim. Melissa Plastic Dreams duy sesimi! :)

14 Haziran 2010 Pazartesi

Neden fotoğraf çekmelisin?

İnsan oğlu kendini ne zannediyor ki? Ay'a çıktı, Mars'ta su buldu, evrende yaşayan binlerce canlıyı tanımladı, 113 yaşına kadar yaşamayı öğrendi vesaire vesaire vesaire...Peki hanginiz hayatınızda yaşadığınız bütün güzel günlerin tamamını anımsıyor? Hanginiz o gün ne giydiğini, nelere güldüğünü veya sinirlendiğini, yanında kimler olduğunu hatırlıyor? İnsanoğlu 45 bin yıldır dünya üzerinde yaşıyor ve anılarının tamamını hafızasında tutamıyor!* Ne kadar eziğiz, farkında mısınız? :)

İşte bu yüzden fotoğraf çekmeyi çok seviyorum ve iyi bir fotoğraf makinem olmasını istiyorum. Çünkü güzel anları dondurmak ancak bu şekilde mümkün. İnsanların o an ki gülümsemelerini, hayallerini, düşüncelerini, ruh hallerini dondurmak ancak fotoğrafla mümkün...

14 Haziran 2o1o, Pazar günü hayatımda ilk kez Büyükada'ya gittim. Yanımda çok ama çok sevdiğim üç tane dünyalar güzeli insanla...Havanın sıcaklığı, vapurdaki ürik asit ve ter kokusu,kot pantolon giyerek kendimi pişirme girişimlerim...Hepsini unutup harika bir gün geçirdik.

Unutmamak için, o an ki "Seni" hatırlamak için fotoğraf çek. Unutma...:)

* Evet, kabul ediyorum bazı insanların hafızaları çok ama çok güçlü! Ama hepimizin öyle değil. Bkz: Nursev'in Renkli Bilezikli Kızı :)




9 Haziran 2010 Çarşamba

Béyz@ ile tanışın!

Canım ekmek hamurum Oya'nın Kızı artık sadece blogu ile değil, Béyz@ markası adı altında harika tshirt ve atletlerle de gönlümüzü fethedecek! Kendisine blogundan ulaşarak özel istek bile yapabilirsiniz!

Hadi bakalım!

6 Haziran 2010 Pazar

Rüyalarım kulaklarımda!


Genellikle çok karmaşık ve fantastik rüyalar görürüm. Gökyüzünden gelen salıncaklarda sallanan tek bacaklı ve kızıl saçlı kız çocukları veya göğsümde yatan kırmızı suratlı tek boynuz atlar vs. Neyse daha fazla anlatıp benim bir kaçık olduğuma kanaat getirmenize (bu da nasıl bir lafsa:)) izin vermeyeceğim.

İşte böyle rüyalarımda bile göremeyeceğim fantastik takılarla sizleri tanıştırmak istiyorum. Etsy sayfasına buradan ulaşabileceğiniz Derya Aksoy, rüyalarımızı kulaklarımıza ve bileklerimize işliyor. Tasarımcının ismini zihnime, sitesini ise Sık Kullanılanlara ekledim. :)


2 Haziran 2010 Çarşamba

Mıç Mıç!


Sinirim tepemde Sevgili Okur!

Az önce otobüste gelirken arkamda bir çift duruyordu. Ayakta gidiyoruz, zaten havasız ve yapış yapış. Sesler duyuyorum böyle "mıç mıç aşkım mıç mıç bebeeem". Arkamı dönüyorum ki erkekle kız birbirine yapışmışlar, vakumluyorlar. Şimdi tabi bu beni ilgilendirmez ama çenem işte durmaz! :) Başladım koca teyzeler gibi " cık cık" veya "hımmmfff" şeklinde söylenmelere. Bunlar anlamadılar aynen "mıç mıç aşkıığğğğğıııımmm" şeklinde öpüşmeye devam ediyorlar. O kadar sinirlendim ki kendimi otobüsün dışına zor attım. Hayır öpüş tamam, ne yaparsan yap tamam ama lütfen ses çıkarma ya!

Kız: mıçççççç! aşkııım sen beni sevmiosun!
Erkek: Hayırrrrrr tabi seviyorum mıççççç
Kız: gerçekten miğ?
Erkek: dur sana şöyle anlatayım mıççççç

Kinimi de buraya kustum rahatladım:)

1 Haziran 2010 Salı

Roger Vivier'a Mektup

Sevgili Roger,

Paris, Milano, NY, Hong Kong ve Londra şehirlerinde açtığın harika mağazaların ve etkileyici ayakkabı tasarımlarınla beni benden alıyorsun. Ama farkında mısın bilmem İstanbul senin için harika bir mekan olabilir.

Sevgilerimle,

Renkli Bilezikler

NOT: Tom Ford kadar yakışıklı olmasan da, snop Fransızlardan olmadığında da aşikar. Çok tatlısın. <3